Çelebi
Köken: Farsça 'çel' (yüce, soylu) ve Arapça 'leb' (yürek, gönül) kelimelerinden türemiştir. Osmanlıcada 'soylu, kibar' anlamına gelen 'çelebi' zamanla 'terbiye sahibi' anlamını da kazanmıştır.
Çelebi Kelime Anlamı
Köken: Türkçe çalap + Arapça -ī
- 1a.
Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüklerine verilen ünvan
- 2esk.Hristiyan tüccar
"Çelebi, tütün mü alacaksınız?"
- 3sf.Görgülü, terbiyeli, olgun (kimse)
"Yeleği gümüş köstekli, fesi kalıpsız, orta yaşlı bir adamdı. Son derece Osmanlı ve çelebi."
— Attilâ İlhan
Birleşik Sözler
- 1a.Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri
Yapay Zeka ile Çelebi Analizi
Yapay Zeka Sözlük
Osmanlı kültüründe saygınlığı yüksek, terbiyeli ve kültürlü kişilere verilen unvan olarak öne çıkar. Bugünse daha çok 'olgun, nazik' anlamında kullanılır. Halk arasında 'çelebi adam' deyimiyle de karşımıza çıkar.
Dikkat: Yanlış kullanım
Belirgin bir yanlış kullanım kaydı yok.
Günlük konuşma
O kadar çelebi ki, herkese 'günaydın' derken bile sesini inceltiyor.
Yazılı anlatım
Sarayın en çelebi gençleri, edep ve marifetle dolu sohbetlerinde adeta birer ayna gibiydiler.
Farklı bağlam
Çelebi unvanı, Mevlevi dergahlarında postnişinlik makamını da ifade ederdi.