Fersude
Fersude Kelime Anlamı
- 1sf.esk.Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
"Yalnız birçok nefer yırtık, fersude eşyayı muttasıl at, eşek, öküz arabalarına yükletiyorlardı."
— Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Yapay Zeka ile Fersude Analizi
Yapay Zeka Sözlük
Genellikle giyim, eşya ya da mekanlar için kullanılan, 'eskimiş, yıpranmış' anlamının ötesinde, hafif bir nostalji ya da 'artık kullanılmaz olmuş' hissiyatı da barındırabilen bir sıfat. Sıkça mecaz anlamda da karşımıza çıkar; örneğin birinin 'fersude bir bakışı' dendiğinde, o bakışın yorgun ya da umutsuz olduğu ima edilir. Sözcük, dilde nadiren kullanılır ve genellikle edebi ya da duygusal bağlamlarda tercih edilir.
Belirgin bir yanlış kullanım kaydı yok.
Bu pantolon fersude olmuş, artık giyilmez.
Eski evin fersude perdeleri, yılların izini taşıyordu; her bir kumaş lifinde geçmişin hüzünlü soluğu vardı.
Antikacı dükkanında fersude bir vazo bulduğunda, koleksiyonuna katmak için heyecanlandı.