Kahretmek
Köken: 'Kahretmek' Arapça kökenli 'ḳaḥr' (قهر) kökünden gelir; 'ezmek, yenmek, zorlamak' anlamlarına sahiptir. Türkçeye geçiş sürecinde anlam genişlemesiyle 'çok üzülmek' ve 'beddua etmek' gibi duygusal ve manevi boyutlar kazanmıştır.
Kahretmek Kelime Anlamı
Köken: Arapça ḳahr + Türkçe etmek(ka'hretmek)
- 1-iEzmek, perişan etmek
- 2Çok üzmek
"Kendini de dostlarını da kahredeceksin, öyle mi?"
— Cemil Meriç - 3nsz.Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek
- 4-eİlenmek, beddua etmek
Yapay Zeka ile Kahretmek Analizi
Yapay Zeka Sözlük
Genellikle acı, keder ya da öfkeyle birlikte kullanılan, duygusal ağırlığı yüksek bir fiil. 'Kahretmek' çoğunlukla bireysel bir tepki olarak algılanır; toplumsal ya da nesnel bir duruma değil, kişinin içsel tepkisine odaklanır. Sıkça 'kendine kahretmek' şeklinde de karşımıza çıkar, bu da kelimenin bireysel acıyla ilişkilendirildiğini gösterir.
Dikkat: Yanlış kullanım
Belirgin bir yanlış kullanım kaydı yok.
Günlük konuşma
O kadar çok üzüldü ki, kendi kendine kahrediyordu.
Yazılı anlatım
Gecenin sessizliğinde, yalnızlığın acısını içine gömerek, adeta ruhunu kahrediyordu.
Farklı bağlam
Yıllarca süren haksızlıklara rağmen, mahkeme kararını beklerken avukatın 'kendine kahretme' uyarısıyla sakinleşti.