Payidar
Köken: Farsça kökenli olup, 'pāy' (ayak) ve '-dār' (sahip) bileşenlerinden oluşur. 'Ayakta duran, kalıcı olan' anlamına gelir ve Osmanlıcada da benzer şekilde kullanılmıştır.
Payidar Kelime Anlamı
Köken: Farsça pāydār(pa:yidar)
- 1sf.
Sonsuza kadar yaşayacak ve kalıcı olan
"Böyle bir siyaset, sabit ve payidar bir membadan çıkar."
— Memduh Şevket Esendal
Yapay Zeka ile Payidar Analizi
Yapay Zeka Sözlük
Genellikle edebi ya da felsefi metinlerde, kalıcı olma niteliğini vurgulamak için kullanılan bir sıfat. Sıklıkla soyut kavramlar (aşk, şan, miras) için tercih edilir; günlük dildeyse daha seyrek karşımıza çıkar. Üslubu ağırbaşlı ve abartılıdır, bu yüzden mecazlı ifadelerde de yer bulur.
Dikkat: Yanlış kullanım
Belirgin bir yanlış kullanım kaydı yok.
Günlük konuşma
Eşimle yaptığımız o gece sohbeti payidar bir anı olarak kalbimde hep yaşayacak.
Yazılı anlatım
Yazar, kahramanının adını tarih sayfalarına payidar kılmak için öyküsünü özenle dokumuştu.
Farklı bağlam
Mimar, restore ettiği caminin kubbesini payidar bir eser olarak gelecek nesillere bırakmayı hedefliyordu.